Murat Ukray – författare
733 kr
Skickas inom 3-6 vardagar
995 kr
Skickas inom 3-6 vardagar
54 kr
Läs direkt efter köp
549 kr
Skickas inom 5-8 vardagar
57 kr
Läs direkt efter köp
78 kr
Läs direkt efter köp
88 kr
Läs direkt efter köp
54 kr
Läs direkt efter köp
33 kr
Läs direkt efter köp
“..THERE will always be a missing piece in life. It could be either something that is left undone or someone who you could not be able to come together with. Maybe the last piece has all the meaning of our lives and therefore it is always hidden” said Elisa, before she started her talk. It might be a specific moment that we have to spend the rest of our lives searching that missing diamond piece. Because, without that last piece, nothing will be complete..” Similar to this, what was the missing piece and the true meaning of Alice’s life before she became Elisa? She had to discover it. But she would have to take a really long trip to discover this. TRAVELER PILGRIM: Before I met Elisa, I had read such thing like below, in the book of the Muslim:
“This life of the world is nothing But a Pastime and a Game.” (Quran, The Book of Islam) “How could this be possible? Or is this the true meaning of the life?” were the questions that I asked myself since I read this. Is there an imaginary world and a real one? But after meeting Elisa and seeing these alternative (imaginary) worlds, I slowly realized that I am in a world of amusement indeed. Finally I could see that everything is a fictitious game in this book. I am sure that you will agree with me and rethink about the “truth” as you keep reading this book in which Elisa lived and my interesting trips with Elisa. And you’ll be remember that In the universe, Everything has both an imaginary view and a real one, after this long trip!. “..Could the life we live and we consider as real be a fancy and funny fiction? What is reality? This has been discussed again and again, throughout history. It has inspired artists and philosophers.” He was just a little boy according to his parents. Time has passed quickly. But he decided not to lose his childish spirit in spite of everything. He would find a way to implement his belief about finding the elixir of youth and the eternity of life. - “Soon we will take a step into a new period by discovering the truth in this alternative world!” he was saying while searching for the elixir of immortality all the time. "A black rabbit sneaked into a white hole.." What was that? There was not the world we knew, everything was meaningless but a brand new world and a vision were awaiting for the rabbit.." The Miraculous “WONDERLAND”: Where EVERYTHING is POSSIBLE..
40 kr
Läs direkt efter köp
Dünya''nın en büyük ve en korkunç Sırrı''nı öğrenmeye hazır mısınız?
"Musa, bir gün Çöl''de çok ilginç bir şey gördü."
"Ateş topu gibi bir Çalı sürekli yanıyor, ama yanıp bitmiyordu.."
(Kutsal Kitap, Mısırdan Çıkış, 3)
Arkeolog John Smith, 2036 yılında İtalya''nın antik Pompei kentinde çok ilginç, Antik Roma döneminden kalma, 2000 yıllık bir gümüş sikke bulur. Üzerinde garip figürler ve Roma rakamıyla yazılmış bazı tarihler olan sikkeyi çözümlemek üzere Mısır''ın başkenti Kahire''ye, oradaki arkadaşı Profesör Gregory Kravnik''in yanına gitmek için eşi Sara ve kızı Elsa''yla birlikte yola koyulur.
Kahire''ye vardığında, büyük piramitlerin yakınlarında bir yerdeki ıssız çölde büyük bir patlama ile birlikte kaynağı bilinmeyen, ateş topu gibi ışık saçan bir küre gökyüzünden inerek ve ışığıyla tüm şehri aydınlatarak parçalanır. Bu sırada olayın yakınında bulunan John Smith, sikkeyle ilgili arkadaşı Gregory''den bazı şifre çözümlemeleri ve üzerindeki sembollerin neyi anlattığıyla ilgili çok önemli bir bilgi almıştır ve oteline döndüğü sırada arabası o patlamadan sonra aniden durmuştur. Gizemli bir el arabasının arkasına dokunur ve Yardım et! diye bağırır. Fakat, arabasına alacağı bu kişinin tarihin akışını değiştiren ve üç büyük dinin beklediği insanlık tarihinin en önemli figürlerinden birisi olacağı o gece aklının ucundan bile geçmemiştir.
Aynı sıralarda, John''un arkadaşı olan Kahire Devlet Üniversitesi Arkeoloji Enstitüsü''nde çalışan Profesör Gregory Kravnik ile asistanı Katya da, dünya tarihini değiştiren ve büyük bir sırrı tam 500 yıldır saklayan dünyanın en gizemli tarikatını deşifre etmek üzeredir. ''Jesuitler'' olarak bilinen bu Ortaçağ Cizvit tarikatı, bunu her şeye kodlamış, ünlü ressamların tablolarında şifreli bir şekilde anlatmıştır. Fakat, Gregory ve John hedefi aynı olan bu iki büyük sırrın o gece gerçekleşen çöle inen ışık küresiyle çok büyük bir bağlantısı olduğunu çok geç olmadan öğreneceklerdir. Üstelik, o gece öğrenecekleri bu Dünya’nın En Büyük Sırrı, bilinen tüm Dinler Tarihi''ni de değiştirecek güçtedir.
Tüm bu bağlantılar ve şifreler, 2036 yılında çok önemli ve dünyayı değiştirebilecek bir olayı işaret etmektedir. Fakat, bunu öğrenmeleri hiç de kolay olmayacak, kendilerini bekleyen ölümcül bir koşuşturmaca da bu sırada başlayacaktır. Çünkü, Vatikan, FBI ve CIA da dahil olmak üzere, dünyadaki tüm derin istihbarat örgütleri de bu olayın peşindedir ve üstelik artık John ve ailesinin hayatı da tehlike altındadır.
Artık insanlık, bu kehanetin gerçekleşmesiyle, ya Tanrı''yla yüzleşmek ya da Şeytan''a karşı savaşmak ve Kıyamet''i durdurabilmek için yeni bir yol bulmak zorundadır..
406 kr
Läs direkt efter köp
40 kr
Läs direkt efter köp
Pi (π) sayısının içinde her şey var olabilir mi? Doğum tarihiniz, hatta ölüm tarihiniz bile, hatta Kıyametin tarihi. Peki, ya bunu birileri çok önceden biliyor olsaydı ve bir yere kodlamış olsalardı?
Ortaçağ''da, Amerika''yı Kolomb''dan önce bir başkası keşfetmiş olabilir miydi? Peki, ya bu gizemli kişi gerçekte yeteneğini saklamak zorunda olan büyük bir Kahinse ve oraya gitme amacı yeni bir kıta keşfetmek değil de; dünyanın en büyük sırlarından birini, bir Maya piramidindeki Kıyamet''in ne zaman geleceğini açıklayan bir Maya Kehanet takviminin sırrını çözmek olursa ne olurdu?
Mayalar, Kıyamet tarihini aslında 13.0.0.0.0 Baktun olarak hesapladılar ve bunu dev bir takvime kodladılar. Peki, gerçekte bu ne demekti? 13 Baktun, aslında Matematikte de usta olan Mayaların Pi (π) sayısı içine Kıyamet''in gerçek tarihini yerleştirdikleri dev bir koddu ve 2012 değil, daha ileri bir tarihi gösteriyordu. Mayalar bu bilgileri kendileri mi bulmuştu, yoksa kendilerinden çok daha ileri, ''Atlantis'' denilen kayıp bir uygarlıktan mı almışlardı?
Kahin Bruno, tüm bunların tesadüf olamayacağını 22 yıllık çalışmasının sonunda anlamış ve artık tüm taşlar yerine oturmak üzereydi. "Her şeyin sonu geldi, artık geri dönemeyiz, artık çok geç!" dedi kendi kendine ve tapınağın lahit kapağını kaldırıp iç içe geçmiş üç büyük taş diskin sonuncusunu da yerine yerleştirdi. Artık herşey hazırdı, çözülmesi imkansız olan Maya Takvimi''nde saklı insanlık tarihinin bu en büyük sırrını, Pi sayısı içindeki saklı kodu hesaplayarak gerçekte 13 Baktun''un hangi tarihe denk geldiğini bulmak üzereydi:
13 Baktun: 13,3333 × 366,6666 (gün) = 4903. kod
Pi sayısının 4903. Rakamı:
2222 yılına denk geliyordu.
1500 yılında, Güney İspanya''daki Granada yakınlarındaki bir çiftlik evinde, karanlık bir gecede, bıraktığı notlarda kendisine ''Yabancı'' diyen gri renkli 1 metre boyundaki dünya-dışı insanımsı bir yaratık; dünyanın geleceğiyle ilgili bir dizi kehaneti içeren iki mektup ve üzerinde bir yer işaretlenmiş gizemli bir harita ile bazı şifreli karmaşık sayılardan oluşan ve geleceğe ait tarihler yazan, 100 adet rakamdan oluşan dev bir tablo ile kapının önünde duruyor, büyük siyah gözleriyle Bruno''ya doğru bakıyordu. Aslında, dev bir ''Anagram'' olan bu sayı tablosu, 3.14 …’le başlayan ve sonsuza doğru uzanıp giden, içinde dünyadaki olayların tarihlerinin kodlandığı dev bir spiralin küçük bir parçasıydı.
Ortaçağ''da İspanya''da, Engizisyon mahkemesinde dramatik ve acı bir ölüm kalım mücadelesiyle başlayan olaylar zinciri, Bruno ve kardeşi Sofia''yı Endülüs''den başlayan ve Mayaların uygarlığının merkezi olan Meksika''daki bir Maya tapınağına uzanan tehlikeli ve uzun bir yolculuğa sürükler ve sonunda idam edilmeleriyle son bulacaktır. Fakat, açıklanan Büyük Kehanet, sadece Kilise veya onlar için bir son değil, bu kez tüm Dünyanın Sonu''nu da getirecekti. Son Kehanet insanlığı, Cennet''ten çıkarılmasıyla başlayan öyküsünün sonuna, Kıyamet''e götürüyordu..
İnsanlık nereden geldi, nereye gidiyoruz?
Bu sorunun cevabını Son Kehanet’te bulacaksınız.
36 kr
Läs direkt efter köp
"Onlar, ''Kur''an öncekilerin masallarıdır; başkalarına yazdırıp sabah akşam kendisine okunmaktadır'' dediler." {Furkan, 5}
Bu eser niçin kaleme alındı?
Son zamanlarda, yükselişe geçen bir inkarcı fikir sisteminin, istinad noktasını ve nihai gücünü eski tarihi belge veya birtakım kurgulanmış (teorik) kanıtlara dayandırarak, peygamberlerin ve yaşadıkları olayların ve kutsal kitaplar vasıtasıyla bize ulaşan mesellerin gerçeğe aykırı veyahutta yanlış yazılmış oldukları veyahutta bütün bütün inkar etme noktasına zihni götürerek, iman-ı tahkikinin esasına ve erkanına ilişkin bazı mühim imani meseleri inkara götürdüğü görülmektedir.
Özellikle, gücünü tarihi kanıtlardan çok, uydurma birtakım hadisler ve tarihi belgeler ile zihni ve aklı çeldirici peygamberlerin veya kutsal kitapların varlığına ilişkin somut kanıtlar bulma arayışına felsefi ve bilimsel olarak bireyi sürüklemek istemesi ve şeytanın da bir vesvesesiyle, akılla şüphe uyandıran ufak bir zihni çeldirici meselenin büyütülmesi veya çarpıtılmasıyla, birtakım çoğu genç ve ilmi derinliği olmayan safiyane insanları, gücünü birtakım sosyal medya ve internet siteleri vasıtasıyla da arttırarak inkar noktasına sürüklediği görülmektedir.
İşte bu noktada, bu eseri kaleme almamızın esas nedeni; bu noktada şeytanın ve büyük deccalın bu inkarcı fikir sisteminden husule gelen tereddütleri izale ile birlikte, iman-ı tahkikinin Kur’an’ın nurlu pencereleri hükmünde olan ilgili müteşabih ve muhkem ayetlerine dayandırarak, meselenin ilmi derinliklerine ve tarihsel kanıtlarına da değinerek ve her üç kutsal kitapta geçen ilgili bölümleri tarihsel kanıtlarıyla karşılaştırarak tevhidi ve vahdaniyyeti ilan ve isbat etmekdir.
Bu kıymetli eserde doğu ve batı kaynaklarından tahkik edilerek ortaya konacak olan bu eski uygarlıklara ve kavimlere ait meseleler genişçe ve birçok millette teferruatlı ve ayrı ayrı gitse de, biz yine önceki Kıyamet Gerçekliği eserlerindeki metodolojiyi ve dokuyu da bozmadan tüm bu meselelerin varlığını Kıyamete ve onun isbatına bakan kıyametin büyük alametlerinden birisi olan ve tarih öncesinde yeraltında saklı kalmış olan ve ahir zamanda yeniden ortaya çıkacakları ayet ve hadislerle sahih olarak bildirilen Agarta Medeniyeti ve sakinleri olan Ye’cüc ve Me’cüc bahsi üzerine odaklayarak, sırr-ı vahyin feyziyle ortak bir noktada birleştirmiş olacağız ve Kıyamet''e ve ahir zamana bakan mühim bir meselenin de ağırlıklı olarak bu eserde isbatına çalışacağız.
İşte, Kur''anda, "Eskilerin Masalları" ve ''''Mitoloji Kurbanları'''' terimleri ile nitelendirilen bu inkarcı zihniyete ait, temsil dürbünüyle bu meseleye bakanlar, şunu gösteriyor ki; insanoğlunun karakteri, asırlar geçse de hiç değişmiyor. Dün ne ise, bugün de aynı. Zaman değişti, ama bu hakikat hiç değişmedi! İşte bu inkarcı zihniyet, bir yandan son ilahi Kitap''ta anlatılanlara, "Zaman artık değişti veya Modernleşti!" diyerek kitleleri aldatıp, "Eskilerin Masalları!" diyerek karşı çıkıyor!
İşte, benzer şekilde Kur''an, bu kitapta detaylı olarak bahsedeceğimiz bazı ayetleriyle onların bu tezine karşı çıkmakta ve meydan okumaktadır..
36 kr
Läs direkt efter köp
Ey Hanım Kardeş!
Bu eser boyunca, SORULU-CEVAPLI bir metodoloji ile konuşma şeklinde kitabımızı kaleme alacağız. İlk sorumuzla birlikte, kainatın esas amacının da kulluk, yani ibadet etmek ve Allah’ı bu sayede tanımak olarak başlayacağımız bu yolculuğumuz boyunca hem iç dünyamızdaki hakikati keşfederek ve hem de varlık aleminin nihayetinde yaratılış amacını çözerek aklımızdaki islamın temel meselelerini genel olarak öğreneceğiz..
"Cennet Annelerin ayakları altındadır." (Hadis-i Şerif)
Şüphe yok ki kadınlar erkeklerin dengi, benzeri ve eşidir. (Hadis-i Şerif)
Kadın beş vakit namazını kılar, yılda bir ay orucunu tutar, ırzını muhafaza eder ve kocasına itaat ederse cennet kapılarının dilediğinden girsin. (Hz. Muhammed S.A.V.)
"Evi için en faydalı kadın, geçimi en kolay ve masrafı en az olanıdır." (Hazreti Aişe R.A.)
"Şüphesiz ki, ben insanları ve cinleri ancak bana ibadet etsinler diye yarattım.."
Kur’an (Zariyat suresi, 56. Ayet)
SEVGİLİ Hanım Kardeş!
Bu eser, önceki izlediğimiz araştırma yönü kuvvetli olan eser metodolojisinin tersine, öncelikle islamın temel bilgilerini ve öğretilerini özet olarak vermeyi amaçlamaktadır. Bir insan, anne karnından kainata ilk gözlerini açtığı anda günahsız ve temiz bir fıtrat üzere doğmuştur. Fakat aynen bir nehirdeki kabarcıkların ve kaynaktan yeni çıkan bir suyun kaynağından uzaklaştıkça kirlenmesi ve o şeffaf kabarcıklara değişik renklerin müdahalesi ile o ilk saflık ve temizlik nasıl bozuluyorsa, işte insan da aynı şekilde rabbini gerekli şekilde tanıyıp ibadet etmediği takdirde günah kirleri ve isyanlar ile o saflığını ve temizliğini bozacaktır. Çünkü, insanın yaratılışı islam fıtratı üzerinedir ve eğer Allah’ın emir ve yasaklarından uzaklaşırsak, işte o zaman biz de benzer şekilde o kabarcıklar ve su misali aslımızdan kopup gideriz ve günah deryaları içerisine gark oluruz. Düşünün bir kez! Allah size şu dünya misafirhanesine müslüman olarak tertemiz, günahsız, pırlanta gibi berrak, pırıl pırıl ve adeta Cennet çiçeklerinden bir çiçek misali dünyaya indirmiş olup ve öyle dahi yaratmıştır.
SEVGİLİ peygamberimiz (S.A.V.) Hz. Muhammed (Aleyhisselam): «Her doğan çocuk, İslam fıtratı (yaratılışı) üzerine tertemiz, günahsız, tam bir müslüman olarak doğar» buyurmuştur.
İşte! Yeni doğan bir çocuk nasıl ki, hiç kimseye kötülük düşünemezse, gerçek müslüman ahlaklı kimseler de, dünyada hiç bir kimseye kötülük yapmayı düşünemez. İşte bu yüzden, İslamın da yeni doğmuş bir çocuk gibi pırıl pırıl, tertemiz olduğu ve her asırda Allah tarafından yenilenmekte olduğu semavi suhuflarıyla, gelen uyarı, ikaz ve işaretleriyle her asırda yenilendiği gibi, zamanımız için de geçerli olup, islamın temel esasları zamanımız için de değişmeden uygulanagelmekte ve hiç bozulmadan KIYAMET’e kadar devam edeceği – az kalan bir mü’min cemaat tarafından da yürütülmüş olsa – dahi bundan sonra da zamanın değişmesiyle bozulmayacağı ve KIYAMET’E kadar devam edeceği hadislerde bildirilmektedir.
36 kr
Läs direkt efter köp
"Aşk imiş her ne meyve varsa şu kainat bağında,
Her dem başka bir alemin başka bir dalında,
Yaratır mı hiç şu Alemi lüzumsuz boş yere,
Her nereye baksan gösterir sana bir mucize."
Hz. Mevlana ve Şems-i Tebrizi''nin tanışmasının sırlarını araştıran üç arkadaşın 1200''lü yıllara Şems''in peşine düşerek ilahi aşkın anlamını araştırmaları ve dinlerin tarihi kökenlerine uzanarak ulaştıkları sembolik kavramları canlı bir biçimde anlatıyor. Bu uzun mistik yolculukta her varlık kendi varlığına bir delil oluşturmakta ve varlıklar evreninin toplamı yaratıcıyı göstermektedir. Bu yolculuk esnasında evrendeki en küçük yapıtaşından en büyüğüne kadar felsefi bir incelemeyle hareket eden eser, yaratıcının varlığını tek tek ispatlayarak ilerliyor. Aşk-ı Mesnevi, içerisinde yer alan 40 adet yolculukla beraber insanı evrenle bir bütün halinde bir iç yolculuğa çıkartarak ruhlar ve evrenler aleminin gizemlerini sunuyor.
Aşk-ı Mesnevî isimli bu eserimiz, parça parça iç içe geçmiş halkalar halinde, aynen Mevlana''nın diğer kıymetli eseri -Fihi Ma Fih-Ne Varsa İçindedir- gibi varlık alemine ait bir kısım varlıkların, Kainatı müşahede etmesini ve yaratılış delillerinin kendi lisanlarıyla konuşturulmasını anlatan 40 adet hikayeden oluşur. Bu uzun mistik yolculukta her varlık kendi varlığına bir delil oluşturmakta ve varlıklar evreninin toplamı yaratıcıyı göstermektedir. Bu yolculuk esnasında evrendeki en küçük yapıtaşından en büyüğüne doğru felsefi bir incelemeyle ve sıralamayla hareket eden eser, yaratıcının varlığını tek tek ispatlayarak ilerliyor. Kainattaki her bir varlık, kendi varlığına bir delil olduğu gibi, ondan çok daha önemli olan yaratıcısını da gösterdiği ve ilan ettiği gibi; kainatta gerçekleşen pek çok hikmetli tabiat harikası varlık da, yine onu gösterir.
İşte bu önemli eserimizde, varlıkların bu yönünü ele alarak kainatta var olan en büyük cisimlerden en küçüğüne doğru giden bir sıralamada örnek olarak seçtiğimiz bazı varlıklara ilişkin yaratılış delillerini hikaye tarzında aktararak anlatacağız. Eserin metodolojisi ve dokusu, en küçük ve en büyüğü bir çember üzerinde birleştiren bir yaratılış silsilesi içerisinde devam eden bir yolculuktan ibarettir. Bu yolculuğumuza, kainattaki en büyük cisimle ve onun hikayesiyle başlayarak, en küçüğün hikayesini anlatarak bitireceğiz ve sonunda göreceğiz ki, kainat bir bütün olarak en küçük yapıtaşından en büyüğüne kadar mükemmel bir yaratılış silsilesi içerir ve her varlık kendi lisan-ı haliyle yaratıcısına işaret eder ve onun varlığını bildirir. Dolayısıyla, kainattaki en büyük ve en küçük arasında, yaratılıştaki zorluk bakımından bir fark olmayıp, en küçük en büyüğün küçültülmüş bir sureti hükmündedir.
Bu yolculuğumuz sırasında, atomlardan yıldızlara; sineklerden insanlara kadar kademe kademe sıralanan bu yaratılış silsilesi içerisinde birbirine bağlantılı bir silsile-i nuraniye olduğu müşahede edilecektir. Aynı zamanda, kendi içerimizde de gerçekleşen bu yolculuğun son kısımlarında şöyle bir tablo ile karşılaşırız ki, yaratılışın en ince noktalarında küçük ile büyük; zerre ile kürre bir olmaktadır ve kendi nefsimiz bu ikisinin arasında bulunan nihayetsiz dereceler arasında yükselip alçalabilmektedir.
Aşk-ı Mesnevi''yi aşk ve gizemi tevhid ve dinlerin birliği ekseninde birleştiren bir modern zaman Mevlana ve Mesnevi felsefesi yolculuğu olarak da ele alabiliriz. Birçok gizem ve çözümünü beraber sunan bu değerli eseri mutlaka okumanızı öneriyoruz.
36 kr
Läs direkt efter köp
Ruyet-ul Gayb nedir?
EY ARKADAŞ! Kur’an-ı Hakim’in rüyalara ve hakikat Alimine kapı açan 14 ayetinden istifade ettiğim, 14 adet rüyayı; Hakikat ve Rüya alemi & Gayb Lisanıyla, hakikate açılan 14 pencere halinde ifade edeceğim, Kim isterse istifade edebilir:
12:4 - Hani bir vakitler Yusuf, babasına demişti ki: "Babacığım, ben rüyada on bir yıldızla güneşi ve ayı bana secde ederken gördüm."
12:5 - (Babası) "Yavrucuğum! "dedi, "rüyanı kardeşlerine anlatma. Sonra sana bir tuzak kurarlar. Çünkü şeytan insanın açıkça düşmanıdır."
“Muhyiddin-i Arabi, gerçek bilgi''nin sadece aklımızdan gelmediğine, böyle bir bilginin daha çok ilham ve keşf yoluyla elde edilebileceğine inanmıştı..”
Burada Müellif, bu düşünce sistemine bir yaklaşım ve yenilik getirerek, Kıyamet Gerçekliği düşünce sistemi ekseninde bu felsefeyi yorumlayıp, Kur’anileştirerek, Gayb alemine ilişkin rüyadan bilgi edinme felsefi düşüncesinin onun fikirleri ile birleştirilerek, alanında ilk kez rüya ve ilhama yönelik DÖRT BÖLÜM’den müteşekkil ve ilk kısmı konuya giriş (MUKADDİME) ile İSLAM’da RÜYALAR ve rüya kavramı ile ikinci bölümde AHİR ZAMAN''a ve KIYAMET''e yönelik açıklayıcı nitelikteki HABERCİ RÜYALAR ve ardında üçüncü bölümde AFORİZMALAR şeklinde devam eden, kısa özlü sözler tarzında, tecdid edici bir dini eser vukua getirmiş bulunmaktadır.
İdrakin Ötesindeki Gerçeklik: Gayb
Gayb nedir ve Allah Tealâ’dan başkası gaybı bilebilir mi? Bilebilirse, nasıl ve ne ölçüde bilir?
İnsanoğlunun geleceği bilme, tabiatüstü olayları açıklama, fizikötesi alemden haberdar olma, kısacası bilinmeyeni bilme arzusu, bütün devirlerde hep var olagelmiştir. Bu arzu, fal, burçlar, kehanet, cinlerle irtibat gibi konuları her zaman ayrı bir cazibe konusu kılmıştır. Bu durum günümüz için de aynıyla vaki.
Diğer taraftan, biz müminler olarak, beş duyumuzla ve bunların uzantısı sayılabilecek çeşitli araç-gereçlerle algılayabildiğimizin ötesinde başka varlıklar, başka gerçeklikler olduğuna, yani “gayb”a iman ediyoruz.
O halde gayb kavramının içeriğini, sınırlarını bilmemiz, konu etrafında yapılan tartışmalardan zihnimize takılan sorulara cevap bulmamız gerekiyor.
Pozitif bilimi hayatın merkezine koyan modern anlayış, laboratuvara sokamadığı, eliyle tutup gözüyle görmediği hususları red ve inkâr etmeyi “gelişmişlik/çağdaşlık” göstergesi sayar.
Bu konularda günümüzde de zihinleri kurcalamaya devam eden soru işaretleri, “Kur’an’ın şifresi”nin çözüldüğü iddialarıyla yeni bir boyut kazandı. İddia sahipleri, dünya savaşları, insanoğlunun aya ilk ayak basışı, elektriğin, telefonun icadı, Halley kuyruklu yıldızının keşfi gibi olayları -güya- ayetlerle tarihlendirdiler. Üstelik, sadece geçmişte meydana gelen olaylar değil, gelecekte vuku bulacağı ileri sürülen olayların mahiyet ve tarihi hakkında da iddialar ortaya atılarak tartışmalara yeni boyutlar kazandırıldı.
Bu eser Rüyalar üzerine bir kitaptır:
1- Görülen rüya veya ilham, dinimizin emirlerinden birini kaldırıcı veya yasaklarından birini de helal edici cinsten, yani dine aykırı ve sünnete zıt olmayacak.
2- Rüya veya ilhama muhatap olan kişi güvenilir, herkesin itimat ettiği, Ebu Hanife, Şafii, İmamı Rabbani, İmamı Gazali gibi kişiler olmalıdır. Herkes o zatın yalan söylemeyeceğini ve dinin esaslarını hakkıyla bilen ve yaşayan birisi olduğunu kabul etmelidir.
3- Rüya ve ilhamla elde edilen bilgiler, dinin bir emri gibi kabul edilmemeli; sadece tavsiye edilebilir. Rüyalar ve İlhamlar birer ikazdır, irşattır; bağlayıcı ve zorlayıcı olamaz. Bu rüya ve ilhama uyanlar ayıplanmayacağı gibi, uymayanlar da ayıplanmaz.
36 kr
Läs direkt efter köp
SONSUZLUĞUN SONSUZLUĞU, Mevlana Celaleddin-i Rumi’nin, yine "Sonsuzluğu" anlatan "FİHİ MA FİH" eserinin bu yüzyıldaki eşdeğeridir. Kainatta, yalnıca ALLAH''ın sonsuz olabileceğini; onun dışında kalan hiçbir şeyin -Gerek matematiksel olsun, gerekse teorik veya fiziksel- hiçbir şeyin gerçek anlamda SONSUZ OLAMAYACAĞINI ilk kez isbatlayan yeni bir felsefi eserdir. Bu eser aynı zamanda, İBRAHİM HAKKI ERZURUMİ’nin "MARİFETNAME" isimli kıymetli eserinden ve fikirlerinden de etkilenmiştir.
SONSUZLUĞUN SONSUZLUĞU, ilerde açıp genişleteceğimiz, sadece kendi içinde yol kat ettiği, kimsenin dahil olmadığı ve/veya olmayacağı, BEN''de ve şimdiki bu ZAMAN’da ve AN''da söylenmiş, YAPILMIŞ, EYLEMSEL düşünceler''den BÜTÜNÜNDEN ibaret olacaktır. TÜM PARÇA''da var olmaktadır, EN KÜÇÜK PARÇA ise TÜM''de. İşte bu SIR''dan dolayı, aslında her varlık, kendi içinde ve/veya kendine özgü ve tüm kainattaki nesneleri "SONSUZ BİR ZAMAN" anında birbirine bağlayan ortak bir yönü bulunan, benzersiz bir "YOL"dur ve bu yolların toplamı ise ALLAH SONSUZLUĞU''na uzanır..
SONSUZLUĞUN SONSUZLUĞU''nun genişletip felsefi olarak açtığı bu yeni yol, SONLU ile SONSUZ arasında bocalayıp durduğu ayrımın açıklamasını sunan ve ikisinin arasına kesin bir çizgi çeken aradığın islam felsefesidir ve bu konudaki yeni bir düşünce stilidir ki, aynı zamanda sana kainattaki nesnelerin ne kadar drift ve incelikti bir kumaşlar bütünü gibi nazenin bir şekilde sonsuzluğa kapı açacak şekilde tasarlandığını ve mükemmel bir şekilde ilm-i ebedi ve ezeli’de yaratıldığını, susamış gönüllere denizdeki okyanusa dönüşen marifet damlasıdır, hakikati arayan ariflere hikmettir.
Ey Hakikati arayan Dost! Tüm bu yazılar, burada ele aldığımız sırlı İslam yazıları, bu yıl yazılacak yeni eserimizde şunları bulacaksın. Kısa yazılan, ama anlamları ve tefekkürsel boyutu çok derin olan, bu yöndeki ilmi meseleleri hen DÜNYASAL ve hem de AHİRETSEL boyutlarıyla; metodolojik olarak sırasıyla birbirini takip eden ilmi isbat, delil ve bürhan yöntemleriyle konunun MATEMATİKSEL, FİZİKSEL, FELSEFİ VE SOSYOLOJİK boyutlarıyla "SONSUZLUK" kavramını birlikte ele alan, FELSEFE ve SOSYOLOJİ LİSANIYLA kaleme alınan 114 yazıdan ibaret olacaktır.
İslamın derin tefekkür içeren duygusal boyutunu, gerek Kur’an kıssalarından, gerek insanın günlük hayatından örnekler vererek, tefekkür ettireceğiz ve tarihte ilk kez bilinmeyen bir boyuta kapı açarak, aklın ve zihnin derinliklerine işleyerek ve tefekkür ettirerek ortaya, yavaş yavaş su yüzüne çıkacak olan yeni bir anlayış ortaya koyacak ve sonsuzluğa ve ebedi aleme ilişkin zihinlerde yeni bir düşünce filizi inkişaf ettirecektir, "SONSUZLUĞUN SONSUZLUĞU"..
Sırlar ortaya çıkıyor..
SONSUZLUĞUN SONSUZLUĞU, aynı zamanda Kur’an ayetlerindeki "EDEDİYET" (SONSUZLUK) kelimesini açarak, Kur’an’da sonsuzluk meselesi ve psikolojisi üzerinde de düşündürülerek, bu eserde sonsuzun, ne kadar sonsuz olabildiği veya sonlu/sonsuz ayrımı’nın Kuran’da nasıl anlatıldığı ele alan, "YENİ BİR YOL & YENİ BİR FELSEFE" olacaktır..
İşte bu eser, TAMAMI SONSUZ''a açılan ve KUR’AN-ı HAKİM’in Hakikat denizinden süzülen [114 KOD]''dur..
Vesselam..
34 kr
Läs direkt efter köp
KUR’AN-I HAKİM’de, KIYAMET’e ve AHİR ZAMAN’a bakan pek çok ayetin cifirsel hesaplamalarını ele aldığım, küçük bir kitapçık şeklinde fakat içeriği ve ele aldığı meseleleri gayet geniş olan bu önemli eserimde, ahirzamanda gerçekleşecek olan pek çok önemli dini meselelerden ve kıyamet alametlerinden kısa kısa özet parçalar halinde yalnız işaret etmek suretiyle bahsedeceğim. Detaylarına girmeyeceğim. Elbette ki, elde edilen bu cifirsel sonuçların kaynağı olan Kur’an bahri, burada kısaca ele aldığım ve bahsettiğimden çok daha fazlasını içerir ve buradaki yekun, o bahrin ve okyanusun yalnızca küçücük bir damlası belki bir katresi hükmündedir.
Bununla birlikte, diğer Kıyamet Gerçekliği eserlerinin aksine, bu eserde sadece Arapça bir Kur’an ile bir ebced hesabı tablosundan başka kaynak kullanılmayıp; elde edilen sonuçlar 33 PENCERE ve 33 HAKİKAT’ten meydana gelen toplam 66 MADDE halinde not edilmiştir.
Ayrıca, Kur’andaki bazı ayetlerde Kıyamet Gerçekliğine ve Müellifine yapılan işaretlerin bir kısmını da ele aldığım bu eserimde, içinde bulunduğumuz ahir zamanın önemi ve kıyamet konusu ana temayı oluşturarak, açıklamaları da verilen detaylı cifirsel hesaplamalar yardımıyla vurgulanmaya çalışıldı.
108 kr
Läs direkt efter köp
Günümüzde, yeni nesiller, daha doğrusu “eşiği atlamış bir kesim”, “Kâinatı” da kapsayacak şekilde artık geniş ufuklu bir perspektife sahipler, teknoloji ve kitaplar sayesinde… Öyle ki, bu yeni çağla birlikte dua ve ibadetin de belirli bir yeri ve zamanı yok. Zaman ve Mekandan bağımsız bir şekilde, isteyen istediği yerde Allah’a ulaşabiliyor, dua ediyor.
Mabet duvarları arasına sıkıştırılmış “Tanrı’nın Evi” kavramına artık günümüzde pek sıcak bakmıyorlar. İbadethaneler tenhalaşırken, artan genç ve dinamik toplumlar ve nüfusla birlikte çevreyle bütünleşme ve internet çağıyla birlikte mobil iletişim ve globalizasyon ile birlikte anlık veri ve kitle iletişimi, bilginin anlık işlenişi ve iletişimi de yoğunlaşıyor. Sanki, bu noktada hacmi tasavvur bile edilmeyecek çok daha büyük, sanki tüm dinleri de içerisine alan bir yapı şeklindeki, büyüklükte bir “Evrensel Bir Mabet ’in” farkına varılıyor.
“Tanrı’dan korkma” şeklinde değil; ama “Doğa sevgisiyle” ve “Tabiatla iç içe olma” ve “Merhametli” olma duygusu ve “Tanrıyla birleşme, Evrensel bütünleşme” kavramları gün geçtikçe artıyor! Ve Tabiat’da “görevi” olmayan tek bir canlının bile bulunmayacağının bilincindeler. “Zararlı Hayvan”, “Zararlı Bitki” söylemleri onlara çok uzak!
Kobay olarak kullanılan bir fare veya bir maymun için veya eziyet görmekte olan bir kedi veya köpek veya diğer bir canlı türü için meydanlar doluyor! Veyahutta Türkiye’de yaşanan “Gezi Parkı” eylemlerinde çok daha belirgin ve bariz bir şekilde bir sosyolojik örnek şeklinde derinleşerek birkaç on ağaç için kitleler ölümüne bütünleşebiliyorlar. Bu örnekler, tarihteki daha önce yaşamış kavimlerle karşılaştırıldığında, benzersiz birer sevgi numunesi gibi görünüyor, bir bilinç kayması ve kritik bir “ALTINÇAĞ”, “BİLGİ ÇAĞI” eşiğine gelindiği mesajını veriyordu.
İşin ilginç yanı; Kuran-ı Kerim “Oku” diye başlıyor… Fakat şu bir gerçek ki, içeriğinde de “başka bir kitap okuma” mealinden tek bir ayet yok! Sadece “oku”, demesi “neyin okuyacağımızı” veya “neyin okunacağı” meselesinin ucunu açık bırakmıştır. Belki de tek bir kalıp yok, “Okunması gereken Tüm Kainat”, ve Kainatın tümü belki de “Dev bir Mabed ve Yaratıcı tarafından yazılmış Sayısız Kitaplar Bütünü”..
KANON, yeni çağın bir KUTSAL KİTABI yazılsa ve kesintisiz devam eden TANRI / ALLAH VAHYİ''nin uzun zamandır beklenen yeni bir uzantısı ve evrensel mesajı gönderilse, bu ne olurdu? Tanrı insanlığa ne söylemek ve mesaj vermek isterdi? Düşüncesi doğrultusunda oluşturulmuş bir Kutsal Kitap tematiğidir. Elinizdeki Eser, bu yönde yazılmış -Çok yönlü- 33 yıllık Teolojik bir çalışmanın ürünüdür.
KANON, ÜÇ ANA BÖLÜMDEN OLUŞUR:
1- KUR''AN, İNCİL ve TEVRAT - genel bir değerlendirilme -
2- “KUR’AN’IN KANONİK YORUMU” (99 Kanon)
3- “İNCİL’İN KANONİK YORUMU” (303 Kanon)
Sonsuzluk Solucanı
"Evren Mekanik Değil, Organikse - Biz Onun Bir Parçası mıyız, yoksa Asalak mıyız?"
411 kr
Skickas inom 5-8 vardagar
455 kr
Skickas inom 5-8 vardagar
29 kr
Läs direkt efter köp
32 kr
Läs direkt efter köp
32 kr
Läs direkt efter köp
32 kr
Läs direkt efter köp
359 kr
Skickas inom 3-6 vardagar
494 kr
Skickas inom 3-6 vardagar
40 kr
Läs direkt efter köp
Dünyanın en iyi Pandemi bilimkurgu kitabını okumaya hazır mısınız?
Tıbbın sembolü olan ağaca tırmanan yılan sembolünde binlerce yıldır saklanan önemli bir sır olabilir mi? Hastalıkların kaynağı Şeytan olabilir mi? Kutsal Kitaplardaki yılan figürünün Şeytan''ın da sembolü olması tesadüf olabilir miydi? Dahası, tüm çağların bu en kötücül yaratığı; Mitolojik bir varlık olan yılan başlı ''Medusa'' ismini kullanarak yeraltında, Dünyanın içinde bir yerlerde saklanıyor olabilir miydi? Dahası, Cehennem de aslında orada olabilir miydi?
Evet, aslında Dünya''daki herşey insanlığın ilk başlangıcıyla; Şeytan''ın ona tuzak kurması, yani Cennet''den kovulma hikayesiyle başlamıştı. Fakat, bizim hikayemizdeki herşey 1980''lerin sonunda, Almanya''nın güneyindeki Bavyera ormanlarının derinliklerinde, yeraltında kazı yapan bir grup Alman bilim adamının yeraltından gelen bazı garip sesler ve çığlıklar duymasıyla başladı. Uzun yıllar süren bir kazı çalışması ve sondaj sonucunda, yerin altına doğru binlerce kilometre uzanan bir tünel keşfettiler. Bu tünel, aslında Cehennem''e ve Şeytan''a açılan bir kapıydı. Bu korkunç seslerin duyulması ve kaydedilmesi üzerine korktular ve bir süre sonra proje yarım bırakıldı.
2020''li yılların başlarında, Dünyanın en gizli ve en kötü gücü olan bir sağlık organizasyonu, başlarındaki korkunç şeytani bir adam, ''Frankenstein'' lakaplı Dr. Cornelli''nin öncülüğünde bu sesin kaynağına ulaşmak ve onunla iletişime geçmek için 40 yıl sonra yarım bırakılan bu projeyi kaldığı yerden devam ettirdi ve ''Medusa'' isimli büyük bir proje başlattı. ''Beyaz Ölüm Meleği'' olarak da çevresinde kendini tanıtan bu korkunç kişi, laboratuar ortamında çeşitli türler arasında hayvan deneyleri yaparak genetik çalışmalarla yeryüzündeki yaşamı ve insanlığı yok edecek yeni türler ve virüsler geliştirmek üzere bu projeyi gizlice yıllardır yönetmektedir. Bunun da ötesinde, artık tek amacı yeraltındaki bu Şeytan''ın emirlerini yerine getirmektir.
2040''lı yıllara gelindiğinde, Dünyanın her yerinde hızla yayılan virüs salgınlarının nedenine bir türlü bilimsel bir açıklama getirilememektedir. Milyarlarca insan karantinadadır ve çoğu bu salgınlarda ölmüştür. Üstelik, özellikle tıp doktorları ve profesörleri de içine alan bir seri cinayetler ve suikastler de bu sırada başlamıştır. Virüs gerçeğini ortaya çıkarmaya çalışan Tarih ve Mitoloji profesörü Herbert Johnson''un bağlantılı olduğu herkes korkunç bir suikastler zinciriyle öldürülmeye başlar. Prof. Herbert Johnson ve onun bu kötülükle savaşmasında yardımcı olmak istediği herkes, şimdi bu kötü gücün hedefinde bir kurban olarak ölümü beklemektedir, virüsün pençesinde savaşan milyarlarca insanla birlikte.
Buna karşın, Amerikalı Arkeolog John Smith ve arkadaşı Rus Arkeoloji profesörü Prof. Gregory Kravnik hayatları pahasına da olsa onları durdurabilecek tek kişidir ve bunun için onlarla savaşmak zorundadırlar. Üstelik, eğer onları ve görünmeyen bu kötü gücü durduramazlarsa şimdi kendi hayatları da milyarlarca insanla birlikte tehlikededir. Yaklaşan bu Kıyameti durdurabilmek için tek yol, bu yeraltı Cehennemine uzanan tünelin girişinde bulunan, yerini hiç kimsenin bilmediği kayıp bir Medusa heykelini bulmaktır. Çünkü, bu Medusa heykelinin içindeki gizli bir kapı, tüm bu kötülüklerin ve hastalıkların kaynağı olan Şeytan''a doğru giden uzun ve zorlu bir yolun başlangıcıdır.
Medusa''nın Sırrı, sizi yeraltındaki Cehennem''in 7 kapısından birine sürükleyecek.
CEHENNEM''E AÇILAN KAPIYA HAZIR MISINIZ?
16 kr
Läs direkt efter köp
Do the number Pi (π) contain everything within?
Such as your date of birth, your date of death, even the date of the Doomsday. Well, what if someone knew that a long time ago and coded it somewhere?
Could someone else have discovered America in the Middle Ages before Columbus? Well, what if this mysterious person is really a great Oracle who has to hide his talent, and what if his purpose of going there is not to discover a new continent, but to solve one of the world''s greatest secrets, the Secret of a Mayan prophetic calendar that explains when the Doomsday in a Mayan pyramid is coming?
The Mayans actually calculated the date of the Doomsday as 13.0.0.0.0 Baktun and they encoded it into a giant calendar. Well, what did that actually mean? 13 Baktun was actually a giant code in which the Mayans, who were also adept at mathematics, placed the true date of the Doomsday into the number Pi (π), and it indicated a date that was not 2012 but further. Did the Mayans come up with this information themselves, or did they get it from a lost civilization far more advanced than themselves, called Atlantis?
Now everything was ready, he was about to find out which date actually 13th Baktun coincide with that is the biggest secret of human history hidden in the Mayan Calendar, which is impossible to solve, by calculating the hidden code in the number of Pi:
13th Baktun: 13,3333 × 366,6666 (day) = 4903rd code
The 4903rd number of the Pi number
Coincide with the year 2222.
* * *
In 1500, on a dark night in a farmhouse near Granada in Southern Spain, a gray-colored 1-meter extraterrestrial creature who called himself ''Alien'' in his notes; stood in front of the door with two letters containing a series of prophecies about the future of the world and a mysterious map with a place marked on it, and with a huge picture that consisted of 100 scrambled numbers of some cryptic complex numbers and writing of future dates; and he was staring at Bruno with his big black eyes.
In fact, this number picture, which is a giant ''Anagram'', was a small piece of a giant spiral that began with 3.14... and extending to infinity, in which the histories of all the past and future events in the world were encoded. Alien suddenly threw the things in his hand towards him and began to run rapidly through the cornfield towards the lights descending from the sky 1 km away. As he began to run, the flying object began to quickly descend from the sky and disappeared into the darkness. Bruno first glanced toward the direction of the alien and went with fearful eyes.
The chain of events that began in medieval Spain with a dramatic and bitter life and death struggle in the Inquisition led Bruno and his sister Sofia on a dangerous and long journey from Andalusia to a Mayan temple in Mexico, the center of the Mayan civilization, and it would eventually end with their execution. But the Great Prophecy that was announced would bring an end not only for the church or for them, but also the whole world this time. Because The Last Prophecy was leading humanity to the end of its story, the Doomsday, which started with the expulsion from Heaven.
Where did humanity come from, where are we going?
You will find the answer to this question in The Last Prophecy.
16 kr
Läs direkt efter köp
Do the number Pi (π) contain everything within?
Such as your date of birth, your date of death, even the date of the Doomsday. Well, what if someone knew that a long time ago and coded it somewhere?
Could someone else have discovered America in the Middle Ages before Columbus? Well, what if this mysterious person is really a great Oracle who has to hide his talent, and what if his purpose of going there is not to discover a new continent, but to solve one of the world''s greatest secrets, the Secret of a Mayan prophetic calendar that explains when the Doomsday in a Mayan pyramid is coming?
The Mayans actually calculated the date of the Doomsday as 13.0.0.0.0 Baktun and they encoded it into a giant calendar. Well, what did that actually mean? 13 Baktun was actually a giant code in which the Mayans, who were also adept at mathematics, placed the true date of the Doomsday into the number Pi (π), and it indicated a date that was not 2012 but further. Did the Mayans come up with this information themselves, or did they get it from a lost civilization far more advanced than themselves, called Atlantis?
Now everything was ready, he was about to find out which date actually 13th Baktun coincide with that is the biggest secret of human history hidden in the Mayan Calendar, which is impossible to solve, by calculating the hidden code in the number of Pi:
13th Baktun: 13,3333 × 366,6666 (day) = 4903rd code
The 4903rd number of the Pi number
Coincide with the year 2222.
* * *
In 1500, on a dark night in a farmhouse near Granada in Southern Spain, a gray-colored 1-meter extraterrestrial creature who called himself ''Alien'' in his notes; stood in front of the door with two letters containing a series of prophecies about the future of the world and a mysterious map with a place marked on it, and with a huge picture that consisted of 100 scrambled numbers of some cryptic complex numbers and writing of future dates; and he was staring at Bruno with his big black eyes.
In fact, this number picture, which is a giant ''Anagram'', was a small piece of a giant spiral that began with 3.14... and extending to infinity, in which the histories of all the past and future events in the world were encoded. Alien suddenly threw the things in his hand towards him and began to run rapidly through the cornfield towards the lights descending from the sky 1 km away. As he began to run, the flying object began to quickly descend from the sky and disappeared into the darkness. Bruno first glanced toward the direction of the alien and went with fearful eyes.
The chain of events that began in medieval Spain with a dramatic and bitter life and death struggle in the Inquisition led Bruno and his sister Sofia on a dangerous and long journey from Andalusia to a Mayan temple in Mexico, the center of the Mayan civilization, and it would eventually end with their execution. But the Great Prophecy that was announced would bring an end not only for the church or for them, but also the whole world this time. Because The Last Prophecy was leading humanity to the end of its story, the Doomsday, which started with the expulsion from Heaven.
Where did humanity come from, where are we going?
You will find the answer to this question in The Last Prophecy.