Tarkan Ozhan – författare
657 kr
Skickas inom 3-6 vardagar
43 kr
Läs direkt efter köp
Victor Niederhoffer ve Laurel Kenner''in Pratik Spekülasyon (Practical Speculation) adlı kitabında, balığa çıkma zamanı konusunda şaka ile karışık bazı gerçekçi değerlendirmeler yapılmış.
Bunlar, yorumlarımla aşağıda:
a) Balıkların yemlenmesi sırasında mutlaka gölde olun. Örneğin, para arzı bir nedenle artıyorsa, bundan doğrudan etkilenecek hisse senedi gibi enstrümanlara yatırım yapın. Yabancılar girmeye başlamışlarsa, siz de borsada alım yapmaya başlayın.b) Gölde gereğinden fazla balıkçı varsa, siz balığa çıkmayın. Bu, kalabalık bir biçimde sizin bölgenizdeki balıkları da ürkütecektir. Herkes aynı hisse senedine veya yatırım alanına yatırım yapmaya başlamışsa o yatırımda iyi kâr kalmamış demektir.c) Ava iyi hazırlanın. Kullanacağınız malzemeler iyi hazırlanmış ve yeterli olsun. Balık tutma işi, biraz da sabır işidir. Bazen kâr, zaman içinde elde edilir. Ne zaman, hangi enstrümana ve nasıl yatırım yapacağınızı önceden hazırlayın. Hislerinize kulak verin.d) Sessiz olun. Gürültü, balıkları kaçırır. Fikirlerinizi ve piyasada mevcut fırsat olasılığı konusundaki bilginizi, başkalarıyla paylaşmayın.e) Balık olmadığı bilinen bölgede avlanmaya kalkmayın. Gölün altyapısını ve avlayacağınız balığın davranış biçimlerini iyi öğrenin. Elektronik olarak balıkların yerini gösteren aletler iyidir, ama onların oltaları yoktur. Hiç kimsenin alım yapmadığı yerde, sizin alıma başlamanız zamansız olabilir.Öte yandan, hisselerin veya diğer yatırım araçlarının yükseleceği veya düşeceği yönünde yapılan matematiksel tahminler, birer bilgidir, ama balık yakalama, bilginin, şansın ve hissetmenin bir karışımıdır.
f) Bütün hazırlıklarınız tamam olsa bile bazen balık, zokayı yutmaz. Cesaretinizi kırmayın. İyi zaman geçirdiğinizi düşünün. Bu işi en iyi bilenlerin bile, istatistiksel olarak sadece % 60 başarılı oldukları gerçeğini unutmayın.g) Bazen, balık tutmak değil, balıkları beslemek zorunda kalabilirsiniz. Gölün avlanmaya hazır olması için bu gerekli olabilir. Fiyatlar yükselmeye başlayınca siz de trende uyun. Yükselme trendine giren piyasa, iyi alım zamanı demektir.h) Bazen büyük balıklar, oltanızdaki yemi çalarlar. Bu durumda oltanıza yeni yem takıp balık vurmasını çok dikkatle takip edin. Büyük oyunculara çabuk teslim olmayın. Büyükler, piyasaya bir ara hakim olsalar da piyasadan çekilecekleri bir zaman vardır. O zamanı kollayın.i) Karaya ne zaman döneceğinizi iyi hesaplayın. Gölde fırtınaya yakalanmayın. Piyasanın düşme sinyallerini iyi görün.Zamanında elinizdekileri satıp nakde dönün.
[Tarkan Özhan, 1969-]
ÖĞRENİM DURUMU: Trakya üniversitesi
Bölüm: Fen Fakultesi Kimyager
MESLEĞİ: Borsacı, Trader, Portfoy Yönetimi
Aktif Çalışma süresi; 25 yıl
43 kr
Läs direkt efter köp
ÖNSÖZ / GİRİŞ
Günümüzde yatırım araçlarına olan ilgi önemli oranda artmıştır. Yatırım dünyası hem ürün hem yatırımcı hemde işlem miktarı büyüklüklerinde çok önemli artışlar kaydetmiştir. Klasik yatırım araçlarına olan ilgi, başlangıçta riskten korunma amacıyla yapılan emtia piyasalarına da yansımış ve sıradan bir yatırımcı portföyünde artık bunlara da yer vermeye başlamıştır.
Yatırım dünyasına olan bu büyük ilgiye rağmen hangi araca hangi zamanda ve hangi fiyattan yatırım yapılacağı ve bu yatırımın yine ne zaman ve hangi fiyattan elden çıkarılacağı yatırımcı açısından hala cevaplandırılması en zor konu olmuştur.
Diğer yandan finans medyası gerek yazılı gerek görsel araçlarla yaptıkları yayınlarla yatrırım araçlarına olan ilgiyi daha arttırmıştır. Bu yayınlarda verilen haberler, veriler ve bilgiler veriliş şekilleriyle bazen finansal kaosu ciddi bir biçimde arttırarak yatırımcının değişen koşullarda ne yapması gerktiği problemini daha karışık hale getirmiştir.
Kurumsal yatırımcılar bile, ellerindeki önemli bilgi setlerine rağmen yatırım hatalarına yenik düşerek iflaslarına neden olmuş yatırım yaptıkları araçlarda ve ülkelerde ciddi krizlere neden olmuştur.
Yatırım dünyası yatırımcıya sınırsız fırsat sağlarken aynı oranda kriz ve iflas zemininide hazır tutmuştur. 1990’ların başından beri global anlamda beş altı tane önemli ölçüde yıkıcı kriz ortaya çıkmış ve bu krizlerde en büyük servet kayıpları, yatırım araçlarını portföylerinde bulunduran yatrımcılarda görülmüştür. İlginç olan yan ise bu krizler hep çok ünlü ekonomistlerin veya ekonomik kuruluşların veya yorumcuların “artık kriz çıkmaz” veya “çok iyi yoldasınız” şeklindeki görüşlerinden hemen sonra meydana gelmiştir.
Bilginin en önemli girdi sayıldığı günümüzde bilgi internet aracılığıyla kolayca ulaşılabilir hale gelmiştir. Buna rağmen bir çok yatırımcı bilgiye sahip olsa bile içsel ve dışsal etkilerden dolayı bu bilgiyi doğru yatırım kararına hala dönüştürmemektedir.
Kurumlar geçmişte olmadığı kadar ekonomist, analist ve yatırım uzmanı çalıştırmasına rağmen hala “öngörülmedik biçimde fiyat artışları ve azalışları” devam etmektedir.
2000 yılı krizi sırasında ve sonrasında bir çok yabancı kurum dahi Türkiye veya diğer gelişmekte olan ülkelere ait yatırım masalarını kapamış ve bu ülkeleri yatırım yapılabilen ülkeler listesinin dışına çıkarmıştır. Bu olaydan bir iki yıl sonra gelişmekte olan ülkelerin endekslerin değerleri 4-5 kat artmıştır. Bu fiyat artışları ilginç bir şekilde yine yabancı yatırımcılar tarafından sağlanmıştır.
Yine ülkemizde 2000 yılı sırasında denenen 20000 endeks sırasında yatırımcılar hisse senetlerine akın ederken, aldıkları bu hisseler ile büyük düşüşe yakalanmış ve bazı yatırımcılar bu hisseleri 7000-10000 endeks arası satmak zorunda kalmıştır.
Yazar Hakkında
[Tarkan Özhan, 1969-]
ÖĞRENİM DURUMU: Trakya üniversitesi
Bölüm: Fen Fakultesi Kimyager
MESLEĞİ: Borsacı, Trader, Portfoy Yönetimi
Aktif Çalışma süresi; 25 yıl
38 kr
Läs direkt efter köp
ÖNSÖZ / GİRİŞ
Amerikalıların "büyük depresyon" adını verdikleri 1929 ekonomik bunalımı, New-York borsasının "Kara Salı" olarak adlandırılan 24 Ekim 1929 günü çökmesiyle başlar ve F. D. Roosevelt''in "New-Deal" politikalarının uygulamaya başladığı Mart 1933''e kadar sürdüğü kabul edilir.
1928 başlarında Dow Jones sanayi endeksi ortalaması 191 iken, 9 Eylül 1929''da endeks 382''ye yükselmiştir. Böylece sanayi hisse senetleri bir yıl içinde %100 değer kazanmıştır. 28 Ekimde hisse senetleri %12,8 ve 29 Ekimde %11,7 değer kaybetmişlerdir. Endeks değeri 294,3''e düşmüştür. Burjuva ekonomistleri bu durumu "crash" (yıkım, iflas) olarak tanımlarlar. Ancak Amerikan borsasındaki düşüş devam etmiş ve 7 Ağustos 1932''de endeks 41''e düşmüştür. Böylece 1929 "Kara Eylül"le başlayan çöküş, iki yıl içinde borsanın %90 değer yitirmesine yol açmıştır.
Böyle bakıldığında ve sunulduğunda, 1929 ekonomik bunalımı, ABD''de New-York borsasının çöküşüyle ortaya çıkan bir süreç olarak görülmektedir. Bu bir kez kabul edilince, kaçınılmaz olarak 1929 ekonomik bunalımı bir "borsa çöküşü"nün yarattığı bir bunalım olarak tanımlanabilir. Borsa da, hisse senetleri, tahviller, bonolar vs. "değerlikağıtların" işlem gördüğü "piyasa" olduğuna göre, ekonomik bunalım da, bu "kağıtların" değerlerinde meydana gelen ani ve büyük düşüşlerin yarattığı "kaos" ortamı haline gelmektedir. Gerçekte ise borsada meydana gelen çöküş, bir neden değil, sonuçtur. Bu sonucu oluşturan ise, ABD ekonomisinin 1924-1929 dönemindeki yapısı ve biriktirdiği olumsuzluklar dizisidir. Bir başka ifadeyle, 1929 ekonomik bunalımı, New-York borsasının ani çöküşüyle görünür hale gelen klasik kapitalist ekonominin bunalımıdır.
Kapitalizmin irsi hastalığı olan ekonomik bunalımlar, sermayenin ve metaların aşırı-üretimi bunalımıdır. Kapitalizmin azami kâr yasası, kâr oranının yüksek olduğu alanlara yönelik bir sermaye akışına yol açar. Bu sermaye akışı, aktığı alanda sermayenin ve meta üretiminin artmasına yol açar. Artan üretime uygun bir talep mevcut olmadığı koşullarda, metaların bir bölümü satılmadan kalır. Böylece yatırılmış olan para-sermaye, meta-sermaye olarak depolarda beklerken, para-sermayenin devri tamamlanamaz. Bu durumda, üretimin devamı kredi sisteminin devreye girmesiyle mümkündür. Sürecin uzamasına paralel olarak kredi hacmi sürekli artar ve alınan krediler (kredi-para) satılmayan metalarda maddeleşmiş olarak kalır.
Yazar Hakkında [Tarkan Özhan, 1969-]
ÖĞRENİM DURUMU: Trakya üniversitesi
Bölüm: Fen Fakultesi Kimyager
MESLEĞİ: Borsacı, Trader, Portfoy Yönetimi
Aktif Çalışma süresi; 25 yıl
43 kr
Läs direkt efter köp
ÖNSÖZ / GİRİŞ
Ekonomik Analiz
Hisse fiyatları genel ekonomik koşullardan etkilendiğinden dolayı ekonomik analiz temel analizin ilk aşamasını oluşturur. Hisse senetlerine yapılan bir yatırımın kârla sonuçlanma olasılığının, güçlü ve büyüyen ekonomilerde daha yüksek olduğu bilinmektedir. Dolayısıyla bu aşamada hisse senedi yatırımı için genel ekonomik konjonktürün uygun olup olmadığı belirlenmeye çalışılır. Zira ekonomik konjonktürdeki canlanma beklentisi hisse senedi yatırımı için uygun bir ortam iken, ekonomik konjonktürdeki daralma (resesyon) beklentisi hisse senedi yatırımlarından çıkılması için uygun bir ortama işaret eder. Ekonomik konjonktürdeki canlanma veya daralma beklentisi göstergelerden hareketle şekillenir. Ancak bu göstergeleri okuyabilmek ya da a değerlendirebilmek için, önce genel olarak ekonomi ve ekonominin dinamikleri noktasında bilgi sahibi olmak gerekir.
Basitçe ifade edilmeye çalışılan genel ekonomideki gelişmeler ve sorunlar yakından takip edilerek gelecek hakkında yapılan tahminler, yatırımcılar açısından büyük önem taşır. Ekonomik analizde ilk olarak dünyadaki ekonomik, sosyal ve politik gelişmeler değerlendirilir. Daha sonra ise bu gelişmelerin ülke ekonomisine olası etkileri değerlendirilir. Daha önce de ifade edildiği üzere, bu tür değerlendirmeler ekonomik göstergelerden hareketle yapılır. Dolayısıyla ekonomik analizde hangi ekonomik göstergelerin kullanılabileceği ve bu göstergelerin nasıl değerlendirileceği konusu en önemli aşamadır. Bu göstergeler ekonomik konjonktür hakkında bir fikir verecektir.
Yazar Hakkında
[Tarkan Özhan, 1969-]
ÖĞRENİM DURUMU: Trakya üniversitesi
Bölüm: Fen Fakultesi Kimyager
MESLEĞİ: Borsacı, Trader, Portfoy Yönetimi
Aktif Çalışma süresi; 25 yıl